PAYLAŞ

Kabul edilmesi gereken bir şey var. Her ne kadar eskisi kadar “her doğan çocuk Fenerbahçeli olur” kuralı işlemese de, ülkemizde Fenerbahçe başarılı olduğunda da, başarısızlığında da en önemli konu olarak konuşulmaya devam ediyor.

Fenerbahçe’de gerçekleşen başkanlık yarışı ve bu durumun medya ve toplum üzerindeki etkisini görürseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.

Fenerbahçe

Bir Süre Aklımıza Fenerbahçe Gelmesin!

Fenerbahçe, 20 yıllık başkanını değiştirdikten sonra gönüllerde olan bir isim başkanlığa gelince bir “mutlu hayaller tozu” esmeye başladı. Herkes de bunu koklayıp bulutların üzerine doğru yükseldi. Ali Koç öylesine etkili bir rüzgar estirdi ki, bırakın Fenerbahçelileri Fenerbahçe’yi tutmayan ve hatta nefret edenleri bile “Acaba?” düşüncesine aldı götürdü.

Bir mutluluk tablosu, bir umut rüzgarı ile inanç, olanca sağlam bir güven ile birleşince, gerçekten Ali Koç‘un seçim kampanyası sırasında kullandığı “Kalpler bir..” sloganı gerçek oldu. Ta ki lig başlayana kadar..

Ali Koç Geliyor

Kalpler Hala Bir mi?

Ali Koç, başkanlığı aldıktan sonra estirdiği rüzgar ve belki de her şeyden önemli olan açık ve şeffaf tavrı (ne kadar devam eder bilmiyorum..) ona inanılmaz bir süre devam edecek bir kredi kazandırdı. Ama Ali Koç’un kazandığı bu kredi Fenerbahçe için yeterli mi? İşte bu tam bir muamma.

Fenerbahçe, Süper Lig’e “tarihi” başarısız bir başlangıç yapıp, Şampiyonlar Ligi’nden eleme maçlarında elenince, transferlerin geç yapılmasından dolayı dişlerini sıkan taraftarların sesi bile çıkamadı. “Belki.. Belki Avrupa Ligi..” diye beklediler..

Ama Avrupa Ligi gruplarının ilk maçında da Dinamo Zagreb’den dört gollü yenilgi alınması, homurdanmaları başlattı. Aslında işin bir gerçeği bütün bu kızgınlık, Fenerbahçe’nin Dinamo Zagreb takımından dört gol yemesine değildi. İştahsız, isteksiz ya da tribün ağzıyla “ruhsuz” oynayan futbolculara olan öfkenin dile gelişiydi. Kalpler artık yavaş yavaş ayrılır gibiydi.

fenerbahçe

İnatla..

Fenerbahçe, yeni başkanı olan, yeni bir teknik direktöre sahip, yeni oyuncuların ağırlıkta olduğu her şeyiyle yeni bir takım gerçekten.

Tribün bile eskisi gibi değil. Beşiktaş maçında da göreceksiniz. Hiç de eskisi gibi bir tribün olamayacaklar. Bunun nedenlerini de bir yazı da toparlarız ama burada söylemek istediğimi çok uzatmadan belirtmek istiyorum.

Taraftarın Teknik direktör Cocu dahil olmak üzere bütün takıma istisnasız uzun bir süre vermesi gerekiyor. Bu seneyi gömün gitsin. Kaç seneyi beklentilerle aynı yapmadık mı? Ne umutlarla nice seneler gömmedik mi? Belki de ilk defa doğru şeyler yapılıyor ve bünye tepki gösteriyor doğal olarak. Ali Koç’un yaptıkları birçoklarına garip, yabancı ve alışılmadık gelecek. Çok yıpratıcı eleştiriler yapılacak ama Ali Koç başkanlığında Fenerbahçe (eğer sabredebilirse..) güneşli günlere çıkacak. İnanın tam da böyle olacak..

Çok mu kolay bu? Hayır hem de öylesine zor ki! en büyük zorluğu da biziz.. Yani “biz” varız! Taraftarlar.. Fenerbahçe’yi sevenler.. Sabredemeyenler..

Fenerbahçe’ye zaman vermek gerekiyor. Bunu bu defa bilerek ve isteyerek yapalım. İstemeden verdiğimiz ve boşa giden umut dolu zamanlarımıza inat..

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here