PAYLAŞ

Okumuyoruz Öğrenemiyoruz.. Lozan Anlaşması diyorum..Yunan Adaları diyorum.. Birazcık uzun olacak ama birşeyler yazmak istedim bu konuda.
Son günlerde bakıyorum halkımızın yakın tarihle ilgili ciddi anlamda bilgi eksikliği var. Bilgi paylaşmak önemlidir anlayışıyla kısaca bahsetmek isterim.
12 adalar olarak bildiğimiz (Ek bilgi: Bu ismin verilmesi sanılanın aksine adaların 12 adet olmasından kaynaklanmamaktadır!) adalar İtalya ile Osmanlı devleti arasında yaşanan 1912 yılındaki (Yıl önemli!!)Trablusgarp savaşı sırasında, Osmanlılar karşısında yeni bir cephe açmak isteyen İtalyanlar tarafından işgal edilmişti.
Ya sonra ne oldu? Bu işgalin ardından aynı yıl Ouchy (Uşi) Anlaşması” (15 Ekim 1912) imzalandı. Bu anlaşma ile İtalya, 12 Adalar’dan Osmanlı devletinin Trablusgarp ile Bingazi’den çekilmesi şartıyla ayrılmayı kabul etti. Ancak Uşi anlaşmasıyla Trablusgarp ve Bingazi’den ayrılan Osmanlılar, adaları İtalyanlardan geri almadılar. Çünkü arka arkaya yıllarda çıkan Balkan ve I. Dünya Savaşı nedeniyle bu adaların savunulamayacağı ve yeni bir cephe açmanın başarısızlıkla sonuçlanacağı fikrinden yola çıkarak adaların İtalyanların kontrolü altında kalmasını tercih etti.

Lozan Anlaşması

Savaşlarda gelen mağlubiyetler ve Osmanlı devletinin yıkılmasıyla sonuçlanan gelişmelerin sonucunda yeni Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Yani 12 adalar Osmanlı devleti döneminde elden çıkarıldı ve Uşi anlaşmasına rağmen geri alınmadı. Yani bugünlerde yine gündeme gelen 24 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan anlaşmasından yaklaşık 10 yıl önce..

Lozan Anlaşması

Peki Sonra Ne Oldu?

Türkiye Cumhuriyeti, tek bir maddeden oluşmayan, bambaşka strateji ve müzakerelerle bir alıp-verme mücadelesi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın deyimiyle “Bu ülkenin tapu senedi” olan anlaşma belgesinin 12. maddesinde, zaten elinde olmayan ve Osmanlı zamanında kaybedilmiş olan adalar “Rodos dahil 12 Adalar üzerindeki “bilcümle hukuk ve müstenidatından “İtalya lehine” feragat ettiğini…” şekliyle yer almıştır.

 

Sonrasında -yine bilinenin aksine- adalar İtalyanlar tarafından değil, ikinci dünya savaşı sonunda imzalanan Paris anlaşması yoluyla savaşı kazanan müttefik devletler tarafından o güne kadar adalarda hiç hüküm sürmemiş olan Yunanistan’a (Adalar, Osmanlılar tarafından Yunanistan’dan değil, Rodos şövalyelerinden alınmıştır.) bırakılmıştır.
Sonuç olarak, uluslararası hukuk gereği Uşi anlaşmasıyla eski sahibine verilmesi gereken bu topraklar aslında ikinci dünya savaşına büyük baskılara rağmen girmeyen Türkiye’nin, müttefik devletler tarafından cezalandırılması olmuştur.

Yani Lozan’da kaybedilmeyen 12 adalar, Lozan anlaşmasında bugünkü statüsü gibi Yunanistan’a değil, Osmanlıların fiilen terk ettikleri İtalya yönetiminde kalması kabul edilmiştir.

Son olarak; Bugüne kadar hiçbir Türkiye Cumhuriyeti hükümeti 12 Adalar hakkında bu konuda herhangi resmi bir girişim, başvuru yapmamıştır. Ve yine Türkiye Cumhuriyeti, günümüze kadar, 12 Adalar’daki Yunan egemenliğinin “meşru” olduğuna ilişkin herhangi bir ikili veya çok-taraflı bir sözleşmeyi ya da anlaşmayı da bugüne kadar imzalamıştır.

Umarım zihninizde birşeyler daha bir şekil almıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here